Son Dakika
17 Ağustos 2017 Perşembe
22 Mart 2016 Salı, 00:17
Fersu Deniz Yahyabeyoğlı
Fersu Deniz Yahyabeyoğlı fersu77@yahoo.com Tüm Yazılar

Karşıyaka’nın Yeni Cezalandırıcısı

Josh Carter’ın Türk Telekom’daki performansını mumla aratması ve bir türlü istenen seviyeye gelememesi koç Sarıca’nın sistemini yürütmesine engel olduğu gibi Karşıyaka taraftarının da ciddi şekilde tepkisini çekmeye başlamıştı ki son olarak yaşadığı sakatlık da üstüne tuz biber oldu. Carter ile yolları ayırmaya hazırlanan Pınar Karşıyaka hem savunmada daha çok savaşan hem de hücumda ceza atışlarını yüzdeli sokabilecek bir isim arayışına girdi ve bu konuda nokta atışı yaparak Yeni Zelandalı kanat oyuncusu Thomas Iain Abercrombie ile anlaştılar. 28 yaşında 1.98 boyunda olan oyuncuyu gelin biraz daha yakından tanıyalım.karşıyaka'nın yeni cezalandırıcısı

“Kariyeri”
Basketbola NCAA’de Washington State kolejinde başlayan Abercrombie, fazla süre alamadı, sıradan bir oyuncu olarak okulunu bitirdi. Ardından 2009 yılında ülkesine dönerek Waikato takımında forma giydi. Burada iyi bir performans gösterdi ve sezonun geri kalanını Avusturalya ligi takımlarından Breakers’da geçirdi, tabi burada aldığı sınırlı süre istatistiklerini de etkiledi. Kariyerinde sıçrama yaptığı nokta ise 2010 Dünya Şampiyonası’ydı. Yeni Zelanda milli takımı ile oynadığı 6 maçta hem mücadeleci karakteri hem de atletik yetenekleri ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. 2010-11 sezonunu da benzer şekilde Waikato’da başlayıp Breakers’da tamamladı. Ama bu kez Avusturalya liginde de etkili bir performans gösterdi ve sonraki sezon için kontratı kaptı. Üst üste iki sezon Breakers ile Avusturalya liginde istikrarlı bir performans gösterdi. 2013-14 sezonuna da iyi başlayan Abercrombie ilk Avrupa deneyimini Mart 2014’de transfer olduğu Asvel’de elde etti. Burada sadece 7 maça çıkabilen atletik oyuncu aradığını bulamadı, tekrar ülkesine döndü. Geçtiğimiz sezona yine Breakers’da başladı ve Nisan 2015’de Avrupa şansını bir kez daha deneyerek İspanya’nın Gipuzkoa takımına transfer oldu. Ancak burada da sonuç olumsuz oldu ve tekrar Breakers’ın yolunu tuttu. 2015 yazında takımı Breakers ile 3 yıllık kontrat imzalayan tecrübeli oyuncu bu sezon çıktığı 31 maçta hem skor anlamında hem de ribaundlarda takımını sırtlayan isimlerden biri oldu.

2013-14 Asvel Lyon-Villeurbanne (Fransa): 7 maç, 4.7 sayı, 2.9 ribaund

2014-15 Gipuzkoa (İspanya): 6 maç, 6.0 sayı, 1.0 ribaund

2014-15 Breakers (Avusturalya): 29 maç, 11.2 sayı, 4.3 ribaund, 1.0 asist, %47.1 3 sayı, %66.2 s.atış

2015-16 Breakers (Avusturalya): 31 maç, 14.3 sayı, 6.4 ribaund, 1.4 asist, %37.5 3 sayı, %58.9 s.atış

“Artıları-Eksileri”
Atletik özellikleri ile tanınan Yeni Zelandalı oyuncu gerektiğinde 2,3 ve 4 numaralı pozisyonlarda süre alabiliyor. 1.98 boyuna rağmen çabuk ayaklara sahip olması atletizmi ile de birleşince onu önemli bir savunma silahı yapıyor. Mevcut özellikleri ve mücadeleci karakteri ile bu 3 pozisyonu da savunabiliyor. Zamanlaması ve sıçrama yeteneği ile beraber Abercrombie iyi bir blokçu aynı zamanda. Güçlü bir fiziğe sahip olan ve temastan kaçmayan oyuncu ribaundlarda da bir kanat oyuncusu için hayli değerli istatistiklere sahip, iki pota altında da onu box-out edip potadan uzaklaştırmak hiç de kolay değil rakip oyuncular için. Yeni Zelandalı oyuncunun hücumda da en değerli silahı aslında ceza atışlarını yay gerisinden yüksek isabetle atabiliyor olması. Hem takımının organize ettiği ikili oyunları iyi analiz edip doğru pozisyon alarak kendini unutturabiliyor hem de ekstra pasları aldığında el yakan topları dahi yüksek yüzde ile değerlendirebiliyor. Bunun haricinde topsuz potaya yaptığı katları da atletik özellikleri sayesinde yüksek yüzdeli bitirebiliyor. Abercrombie haddini bilen, karakterli ve takım oyununa yatkın bir isim. Bu nedenle topla fazla oynamıyor ve kendi skorunu yaratmak, zorlamak yerine oyunun gelmesini bekliyor ve bu an için kendini sürekli hazır, motive tutuyor sahada.

Yeni Zelandalı oyuncunun en önemli eksilerinden biri Avusturalya ligi dışında hayli tecrübesiz olması ve daha önceki kısa Avrupa serüvenlerinin başarısızlık ile sonuçlanması. Evet iyi bir profesyonel ve çalışma ahlakı olan bir oyuncu ancak BSL gibi üst düzey bir ligde ne kadar katkı verebileceği ciddi bir soru işareti. Hücumda hayli kısıtlı bir oyuncu, topla etkili olmaması ve oyunun kendine gelmesini beklemesi ile beraber takımın ilk 3 skor opsiyonu arasına girmesi kolay değil. Top tekniği yeterli seviyede değil bir kanat oyuncusu için bu nedenle ancak 4 numarada süre aldığı bölümlerde çabukluğunu kullanarak potaya giderek avantaj sağlayabiliyor. Ayrıca faul çizgisinde de problemli bir isim Abercrombie. Yay gerisinden bu kadar yüksek yüzdeyle oynayan bir oyuncunun faul atışlarında bu sezon şuana kadar sadece %58.9’luk bir yüzde ile oynamış olması hayli ilginç. İşin savunma ve mücadele tarafında ise neredeyse eksiksiz olduğunu söylesek yanılmış olmayız.

“Sonuç”
Wright, Can ve Kenan gibi delici özellikleri ön planda olan guardlarla beraber Pınar Karşıyaka’nın penetre-pas oyunlarında istikrarlı bir setup şutöre ihtiyacı vardı ki koç Sarıca’nın sistemindeki bu önemli parçayı Josh Carter bir türlü dolduramadı. Abercrombie ise bu açığı kapatabilecek bir isim. Bunun yanında Karşıyaka’nın ön alanda yaptığı baskıya katkı sağlayabileceği gibi koç Sarıca’nın takımı kısalttığı anlarda 4 numarada da görev alarak blok tehdidi ve çabuk ayakları sayesinde rotasyonları sağlayarak beklenen savunma direncine de önemli bir katkı sağlayabilir. Aynı şekilde hücumda da bu pozisyonda yer aldığında dış şut tehditi ve hücum ribaundlarındaki etkinliği ile dengeleri bozup, ters eşleşmeler yakalayabilir. 2014 Dünya kupasındaki ilk maçımızda Yeni Zelanda forması ile bize karşı sahada kaldığı 20 dakika boyunca 5 sayı, 7 ribaund, 1 asist ile oynayan Abercrombie önemli bir görev adamı ve tamamlayıcı. Koç Sarıca’nın kullandığı kısa beşlerde ise etkinliği daha da artacaktır.

Kaynak: basketfaul.com/makale/51177/karsiyakanin-yeni-cezalandiricisi-fersu-yahyabeyoglu.html

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz