Son Dakika
20 Ekim 2020 Salı

HayalEt Açıklama Yaptı

25 Kasım 2015 Çarşamba, 11:43

Son yılların en önemli maçından önce basketbol şubenin reva gördüğü açıklamaya istinaden;
Her şeyden önce hiçbir kimse, kurum, kuruluş, yönetim Karşıyaka Spor Kulübünden ve taraftarından büyük değildir ! Unutulmasın ki, yönetimler gelir geçer ama taraftar yerinde her şeye ve herkese rağmen baki kalır. Taraftar hakkında, aleyhte yazı, beyan ya da seviyesiz ithamlarda bulunmak kimsenin hakkı da değildir haddi de!
Hele hele taraftar hakkında “hukuki yollar” diyerek tehditvarî yaklaşımınızın sözlükteki anlamını bizim söylemeye dilimiz varmaz
. Ayrıca itham ettiğiniz mesnetsiz yakıştırmalara karşı vereceğimiz cevapların altında kalacağınızı bildiğimizden o noktayı da es geçiyoruz.

Gelelim yazdığınız “saçmalıklara”: Sizin 2-3 yıl önce teşrif ettiğiniz Arena 2005 yılında açıldığında 100 kişiye oynanan Alpella, Hacettepe maçlarında dahi bu taraftar vardı. Biz, başarıların gelip geçici, taraftarın kalıcı olduğunu edebiyatımız yettiğince cümle âleme pankartlar ve tezahuratlar ile anlattık – anlatmaya çalıştık…
Sizin de uygun gördüğünüz gibi biz de konulara madde madde başlayalım;
1-Başkan Barış’a küfür etmemiş sözde onu sakinleştirmeye çalışmış ,hatta onun küfürlerine göğüs germiş yönetici, geçen sene Rıza Tuyuran’ı yerinden kaldırmaya çalışmadı aslında; daha yumuşak bir koltuk bulmak istedi , değil mi? Rıza Tuyuran’dan bahsediyoruz beyler. Hani adına besteler yazılan. Belki sizin çok sevdiğiniz ve hedef kitle olarak gördüğünüz “popcorn seyircisi” ya da belki bilmiyorsanız ;” Ülgen’in ortasında Rıza kafayı filelere gönderiyor…” tezahuratındaki Rıza’dan bahsediyoruz. Hatta cansiperane bir şekilde korumaya çalıştığınız bu kişi kendi taraftarını bir çok maçta polis kameralarına hedef göstermedi, geçen sene bilet konusunda “karaborsacılık” yapıyor iddaasıyla gözaltına da alınmadı… Bir yanda bu kişi, diğer yanda ise Başkan Barış. Mimli bir “melek” bir şey yapmaz, taraftar haindir, yalancıdır, “sarhoştur”. Çok haklısınız! Ancak madem yazılarımızı okuyorsunuz, sizleri, savunduğunuz Hasan Bey ile alakalı olan paylaşımımızdaki yorumları da okumaya davet ediyoruz. Bakalım her birine “yalan, asılsız, sarhoşlardı” gibi savunmalar yapabilecek misiniz ?
2- Kombine kart fiyatları da, bilet fiyatları da fahiştir. İnsanlar sevdası uğruna belki de borçlanarak kombine kart aldılar. Karşıyaka Basketbolunun başarısındaki en büyük payın sahibi taraftarı “müşteri” olarak görüp, sevdanın üstünden rant sağlamaya çalıştınız. Şampiyonluk sonucu elbette bilet fiyatları da artacaktır fakat bu resmiyette yönetici bile olmayanların egolarına endeksli olmamalıydı. Halbuki Aksaray’a ziyarete gittiğinizde asgari ücretli bir kişinin maç bileti almaya zorlandığını ilgili makama iletebilirdiniz pek tabii.
Sene başında sponsor desteği bulup “tarihi” bütçe yaratanlar, son şampiyon olarak başladığımız ligde “orta sıra” takımı durumuna getirip muhteşem bir organizasyona imza atmıştır. Şube Yönetimlerinden bildiğimiz kaynak yaratmak, hibe para yaratmaktır. Bu kadar taraftarı hain görenler kombine ve geçen seneden devam eden sponsorlar dışında ne bulmuştur, ne hibe etmiştir , ne temlik koymuştur? Ayrıca sizler 800 TL’lik kombine satarken sadece numaralı kirli koltuk dışında ne vaat etmektesiniz? Otopark? Sosyal Alan? Temiz tuvalet? Büfeler? Hiç birisi yok hatırlatalım. Maç günleri tellerle ayırdığınız tribünlerde sıcaklık, havalandırma eksikliği yüzünden 40 dereceyi buluyor biliyor musunuz? Tabi ki bilmiyorsunuz. Ha şutör? Şutör de yok. varsın olmasın ama o konunun da uzmanı Ufuk hocamıza da sonsuz güveniyoruz.
3- Tel örgü konusunda sonuna kadar haklısınız. Bu sene sergilediğiniz tutuma yakışanı yapmaya devam etmektesiniz, babayı oğuldan, ağabeyi kardeşten, sevgiliyi sevgiliden ayırmaya çalışmak ve güvenlik güçlerine kendi taraftarınızı hedef olarak göstermek tam da bu seneki basketbol şube yönetimin yapacağı tarzda eylemler… Kaldı ki salon da bu demirleri istemeyenler salon dışında aynı demirlerden medet ummaktadırlar. Bir diğer konu demirde durmayı menfaat sanmak. nasıl bir akıl tutulmasıdır. Yıllarca taraftar Türkiye’de ve Avrupa’da her şehir de her salon da istediği yerde izlerken, Türkiye’nin hiç bir salonunda böyle bir uygulama yokken Arena’da bunu yapmak ve kendini haklı görmek gerçekten mantık dışıdır. Neler düşünerek yazdınız bilmiyoruz ama menfaat kavramının ne olduğundan bihaber yöneticiler zamanında 1 koyup 3 alırken biz yine o demirlerde Karşıyaka sen çok yaşa diye bağırıyorduk. Eğer orada duran bizler menfaatten dolayı orada duruyorsak, menfaat sahibi olmayanlar temliklerini kaldırsın. Görelim menfaatin vücut bulmuş halini. Ayrıca yumuşak koltuklara oturduğunuz için tribündeki leş gibi koltukları göremeyen sizler, o demiri “rahatlık” olarak algılayabilirsiniz. Hayatında tribünden olmamış kişilerin tribün ruhundan anlaması beklenemez. Daha düne kadar playoff’ta fazla TARAFTAR yüzünden ceza yiyenler şimdi 3-4 kişi ile uğraşmayı güç bulmaktadırlar. Peki, geçen sene 7000 kişi içeriye girerken neredeydiniz? Size kupayı almak için deplasmana peşinizden 5.000 kişi gelirken şimdi düştüğünüz ikilemi kendiniz çözün.
4- Bir bilet ile iki kişi girmek sadece yönetimlerin izin vereceği bir operasyondur. Biletler girişte şubenin güvenliği tarafından kontrol edilir, burada alınan biletsizler sadece şube izni ve onayı ile olmaktadır. Bunca zamana kadar yapılan kaçağın sorumlusu olan şube şuan bunu iş yapmış gibi göstermektedir. Ayrıca Divan Kurulu Başkanımızı salona almamak ile yaptığınız terbiyesizliği unutmuş değiliz. Devir kupayı kazandıran taraftarı küstürmemek ve o taraftarla daha başarılı olma zamanıdır. Biz yıllarca bu kulübe, tribüne karşılıksız emek vermiş insanlarız. Madem herkes eteklerindeki taşları dökmeye başladı biz de konuşalım. Sizin bedava bilet almak ve istemekle itham ettiğiniz insanlar yıllarca basketbol şubede gönüllü olarak çalıştı. Senelerce bir kuruş istemeden gönüllü adı altında malzemecilik, organizasyon görevliliği, hatta hamallık yaptı. Sosyal medya hesaplarınızı yönetti, içerik hazırladı. Hatta çok kurumsal ve profesyonel basketbol şubenizin organizasyon ayağında maaşlı bir tercümanı bırakın, basın toplantısına girmeye müsait bir İngilizce bilen bir eleman bile olmadığı için o işi bile şimdi suçladığınız ve küçük görmeye çalıştığınız taraftar üstlendi.
Taraftar bu kulübün bel kemiği değil, kalbidir. En önemli maç öncesi böyle bir açıklama yapmak takıma, taraftara ve Karşıyaka Spor Kulübü’ne hainliktir !
Biz kimseden bilet ya da ayrıcalık beklemiyoruz, beklemedik, beklemeyeceğiz. Bizim Karşıyaka için yaptıklarımızın karşılığı yoktur. Bizim hislerimiz sizin gibi “profesyonel” düşünerek gözünü taraftarın cebine diken bir yönetimin verebileceklerinden kat ve kat üstündür.
Bu yazıyı bir grup Karşıyaka aşığı, 36 adet kongre üyesi , 25 adet kombine sahibi bir arkadaş grubunun serzenişi olarak görün ve unutmayın kendini dev aynasında görenler 29 Aralık’ı bekleyecek ama taraftarın sevdası hiç bitmeyecek.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir