Son Dakika
23 Eylül 2020 Çarşamba

Yeni Pınar Karşıyaka

29 Temmuz 2015 Çarşamba, 13:01

Geçen sene kimsenin beklemediği bir şekilde sezonun ikinci yarısının ortalarından itibaren yakaladığı çıkışı şampiyonluk ile taçlandıran Pınar Karşıyaka yine bu sene basketbolseverlerin ilgiyle izlemesi beklenen takımların başında geliyor. Geçen seneki muazzam başarının üstüne Euroleague’e de katılacak olan İzmir temsilcisinde yaz transfer dönemi böylelikle 2 kat daha önem taşımış oldu. Bu yazımda Karşıyaka’nın yaz transfer dönemini nasıl değerlendirdiğini, elindeki oyuncular ile hem Euroleague’de hem de Türkiye Ligi’nde onları neler beklediğine değinmeye çalıştım.

gidenler

Geçen sezonun MVP’si, Karşıyaka’nın şampiyonluğa kadar süren 3 yıllık projesinin baş mimarı olan Dixon’ın takımdan ayrılması, Euroleague’te de baş gösterecek olan İzmir ekibi için büyük bir güç kaybı desek yanlış olmaz. Hücumda çoğu meziyete sahip olmasının yanında bir 1 numaraya göre oldukça tempolu ve savunmada da bir o kadar es geçilmeyecek bir oyun karakterine sahip. Oyunun sıkıştığı durumlarda birebir üzerinden dış atış isabetleri kaydeder,takım arkadaşlarını oyuna sokmaktan zevk alırdı. Geçen seneyi baz alırsak Karşıyaka’nın attığı tüm sayıların 1/4’ünden fazla bir kısmı Dixon imzası taşıyordu. Bu meziyetlerini ortaya çıkarmasındaki en büyük pay sahibi tartışmasız Ufuk Sarıca idi. Geminin dümenini Dixon’a devretmişti koç. Ancak bu gemide makinist olmazsa kaptan ne işe yarayabilirdi ki ? İşte bu noktada Dixon’ın basketbol anlayışına uygun oyuncuları takıma monte ederek hem Dixon’ın içinde sakladığı çoğu özelliği ortaya çıkardı hem de takımını şampiyon yaptı. Zaten Dixon’ın Fenerbahçe’ye olan transferinde şüphe ile bakılan nokta bu. Dixon’ın kalitesi değil takımdaki diğer oyuncular ile birlikte oluşacak yapbozun ne kadar sağlam olup olamayacağı konusu.

Karşıyaka Dixon’ın Fenerbahçe Ülker’e transferinden sonra 1 numaralı koltuğu Joe Ragland’a emanet etti. Cantu ve Milano formalarıyla tanıdığımız Ragland Karşıyaka ve Ufuk Sarıca’nın sistemine tam anlamıyla uyan bir basketbol kriterlerine sahip. Dixon’a nazaran çok daha iyi bir tempo oyuncusu. Çok iyi bir şekilde koş koş oyununun lideri olabilir. Güçlü ve süratli olmasından dolayı potaya olan driveları ile skorer kimliği ön plana çıkıyor. 3 sayı ve orta mesafe dış şut tehditi olmasına rağmen çok istikrarlı olduğu söylenemez. Ayrıca pivot hareketleri olan ve iyi yer alabilen 5 numaralarla çok iyi pick&roll oyunu oynayabilir. Ragland’ın saha görüşü Dixon kadar iyi olsa da top ile daha fazla oynamayı seven bir oyuncu. Bu da onu bazen gereksiz zorlamalara sevk edebiliyor. Justin Carter ile birlikte liderlik yapacakları transition offense’ları (geçiş oyunları,hızlı hücum) Karşıyaka’nın bu yıl 1 numaralı hücum opsiyonlarından biri olacaktır. Savunma kısmına da gelecek olursak güçlü fiziksel yapısı ile birebirlerde çok fazla zorlanmaz. Ellerinin çok hareketli olmasından dolayı top çalma özelliği defansif yönündeki en önemli avantajlarının başındadır. Hırsli ve kazanmayı seven bir yapısı olduğunu da eklersek Karşıyaka taraftarının seveceği bir basketbol karakterine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Dixon-Joe Ragland değişikliğine biraz fazla ayrıntı vermek istedim çünkü Karşıyaka’nın özelikle hücum opsiyonunun birçok kısmı guardın getireceği enerji ile şekillenecek ve bütçeler doğrultusunda Ragland’ın iyi bir tercih olduğu kanaatindeyim.

RAGLAND’IN GEÇEN SEZON EUROLEAGUE’DE YAPTIKLARININ KESİTLERİ

Karşıyaka’nın bu yaz döneminde yaptığı en önemli iki hamlesi ise Justin ve Josh Carter oldu. İkisinin hücumda verebileceği katkının çeşidi çok farklı olsa da atletizmleri ile savunmada ön plana çıkacaklardır. Yukarıda da belirttiğim gibi Ragland-Justin Carter uyumu çok önemli bir vaziyet taşıyor. Gabriel’ın da takımda kaldığını düşünürsek bu üç oyuncunun geçiş oyunlarında birbirini iyi tamamlaması durumunda oyun sistemine sadık bir şekilde skor üreten Karşıyaka görebiliriz. Justin Carter, Ragland ve Josh Carter’a spacing ve topsuz koşuları ile rahat pozisyon bulmasını sağlayabilir. Strawbery gibi çok fazla şutör özelliği olmasa da potaya yaptığı delici katlar ile kendine pozisyonlar yaratabilir. Savunma ribaundlarını aldığı zamanlarda özellikle Karşıyaka rotasyonunda hızlı hücumlarla takımına çok fazla katkı sağlayacaktır. Şutu çok istikrarsız olmasına rağmen takımdaki ceza atıcısı sayısının az olmasından dolayı mecburen dış atış kullandığı zamanlar da olacaktır.

JUSTIN CARTER’IN SAHA İÇİNDE YAPTIKLARINI GÖREBİLECEĞİMİZ GÜZEL BİR MAÇ VİDEOSU

Yeşil kırmızılı ekibin, Diebler ve Strawberry’nin gitmesinden sonra şu anda elinde olan tek keskin şutör Josh Carter gibi gözüküyor. Karşıyaka hücum ederken genelde onu sağ veya sol dip çizgide topun gelmesini bekler vaziyette izleyeceğiz. Birebirlerle kendi şutunu çok fazla yaratmaz. Genelde 5 numaranın yaptığı iyi screenler ile set oyununda boşa çıkıp ya da hızlı hücumlarda hemen köşelere kurunup topun kendisine gelmesini bekler. Şut mekaniğini iyi ayarladığı durumlarda üçlük çizgisinin gerisinden durdurulamaz bir oyuncu olur. Geçen sezon Strawberry ve Diebler’ın şut konusunda istikrarlı bir grafik çizdiğini düşünürsek bu sezon ellerinde sadece Josh Carter var gibi gözüküyor. Muhammed Baygül ise şu an için Türkiye Baketbol Liginde yerli rotasyonunu güçlendirmek açısından iyi bir hamle. Euroleague seviyesi için kadroda sadece bir tane keskin şutörün olması biraz riskli gibi. 6.yabancıyı pivot pozisyonuna yapacakları konuşulduğuna göre Ufuk Sarıca ve ekibi josh Carter’a bu pozisyonda çok fazla güveniyor belli ki. Varsayımlara dayanarak buraya gelecek iyi bir combo veya şutör yerli oyuncu bütçeleri çok fazla zorlamayacaktır (Can Altıntığ,Birkan,Serhat gibi). Ya da daha öngörüleni, Ragland’ı dinlendirebilecek, Soner gibi defansif özellikli oyuncu değil de hücumda da gerektiğinde rol alabilecek bir Türk oyuncu, yapılabilecek 2 numaralı 3 numaralı transferden daha faydalı olabilir. (Engin Atsür gibi)

KESKİN ŞUTÖR JOSH CARTER’IN 14’TE 11 ÜÇLÜK İSABETİ İLE OYNADIĞI MAÇ

Uzun rotasyonuna gelecek olursak Palacios ve Gabriel ile sözleşme yenilendi. Kerem Gönlüm ile anlaşma sağlandı. Barış Hersek Fenerbahçe Ülker’in yolunu tuttu. 4 numara pozisyonunda Barış Hersek her ne kadar kayıp gibi görünse de Kerem Gönlüm gibi gerektiğinde 5 de oynayabilen, sırtı dönük pivot oyununa sahip, ribaundlara da bir o kadar yardım eden savaşçı bir oyuncuyu kadrolarına kattılar. Gabriel’in atletizmi ve dış atış opsiyonu ile Kerem’in boyalı alandaki skora yatkın oyununu göz önünde bulunduracak olursak 4 numara pozisyonundaki çeşitlilik Euroleague için yeterli gözüküyor şimdilik. Tabi Gabriel’ın tam bir dış atıcı 4 numara olmadığını da kafamızın bir kenarında bulundurmamız lazım. İnanç Koç’un da çok fazla rotasyonda olamasa bile takıma abilik yapma açısından önemli yeri olacaktır.

gabriel

Pivot pozisyonunda ise şu anda ellerinde Palacios,Egemen ve Cemal Nalga bulunuyor. Yine burda Colton Iverson’ın da takıma katılabileceğini varsayarsak hem fiziksel açıdan hemde oradan gelebilecek skor katkısı açısından Euroleague ve Türkiye Ligi için yeterli sayılabilecek 5 numara rotasyonuna sahip olacaklar. Palacios hem sırtı dönük hem de yüzü dönük oynadığı için ona çok fazla guard desteği gerekmez. Ancak (gelirse) Iverson veya benzeri oyuncu ile guard pozisyonundaki oyuncunun ikili oyunlarda sürekli göz teması halinde bulunması gerekecek. Çünkü Iverson veya onun tipinde oyuncunun hücumdaki opsiyonu çok az. Guard-Pivot pick and roll’ü ve hücum ribaundlarındaki efektifleri ile sayılar bulmaya çalışacaktır. Ayrıca savunmada Palacios’un da çok fazla etkili olamadığını düşünürsek Iverson sertliği ile orada caydırıcılık yaratacaktır.

Bu yazımda Karşıyaka’nın önümüzdeki sezon için oynayacağı sistem doğrultusunda, yaptıkları transfer ve transfer çalışmalarına değindim. Umarım beğenmişsinizdir. Sevgiyle kalın.

Umut Kaan Arslan

Kaynak: http://www.yarisaha.com/yeni-pinar-karsiyaka/

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir